Öğretimize, Özgürlüğümüze Saygı Mitinginde Buluşalım

 

Öğretimize, Özgürlüğümüze Saygı Mitinginde Buluşalım

Yer : Kadıköy İskele Meydanı

Tarih: 3 Şubat 2008 Pazar

Saat: 13:00

TOPLANMA SAATİ : 12:00 - Tepe Nautilus / Carrefour

YÜRÜYÜŞ BAŞLAMA SAATİ: 12:30

MİTİNG : 13:00

 

3 Şubat Mitingi İçin Geri Sayım Başladı

[AHA Özel Haber] 3 Şubat 2008 Pazar günü Kadıköy’de yapılacak olan “Öğretimize, Özgürlüğümüze Saygı Mitingi” için hazırlıklar sürüyor. Bugün saat 14:30’da TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Salonunda bir araya gelen Alevi Kurumları, Demokratik Kitle Örgütleri, Sendikalar, Meslek Odaları, Siyasi Partiler, Siyasi Yapılar, Kültür Merkezleri ve Yöre Dernekleri temsilcileri düzenlenecek miting ile ilgili bir toplantı gerçekleştirdiler.

Toplantıda konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği MYK Üyesi Erdal YILDIRIM, GYK Üyeleri Muammer ŞİMŞEK ve Ali Rıza TELEK miting çalışmaları hakkında kurumlara bilgi verdi.

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali KENANOĞLU ve Tunceli Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Özkan TACAR toplantıya katılan isimler arasındaydı. Toplantıda mitinge ilişkin alınan kararlar şöyle;

* 27 Ocak 2008 Pazar günü saat 12:00 de Taksim Tramvay Durağında tüm kurumların katılımıyla kitlesel bir basın açıklaması yapılarak mitinge katılım çağrısı yapılacak. Taksim Tramvay Durağından Galatasaray Lisesine kadar mitingle ilgili el ilanı dağıtılarak yürünecek

* Mitingin duyurusu için bastırılan 10 bin el ilanı ve 2 bin afişin yaygın bir şekilde dağıtımı yapılacak.

* Televizyon, Radyo ve Gazeteler başta olmak üzere tüm iletişim kanallarından mitinge katılım çağrısı yapılacak.

MİTİNGİ DESTEKLEYEN KURUMLAR:

  • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)
  • Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği (HSAKD),
  • Yalıncak Sultan Kültür Derneği,
  • Çamşıhı Hüseyin Abdal Derneği,
  • Taşdelen Hbv Kültür Derneği,
  • Özgür Demokratik Alevi Hareketi,
  • Alevi Bektaşi Eğitim Vakfı,
  • Tunceli Dernekleri Federasyonu (TUDEF)
  • Kangal Dernekleri Federasyonu (KDF),
  • Aşkale Dernekleri Federasyonu,
  • İstanbul Kültür Dayanışma Dernekleri Federasyonu,
  • Sivas Dayanışma Derneği (SİDAD),
  • Divriği Kültür Derneği,
  • Tüm Tokat –Der,
  • İmranlı Ve Köyleri Kültür Derneği (İMRANLI-DER),
  • Güç-Der, Erder,
  • Almus Kültür Derneği,
  • Koçgiri Kültür Merkezi Girişimi,
  • 78 liler Girişimi,
  • 68 liler,
  • Halkevleri,
  • İHD İstanbul Şubesi,
  • Demokratik Haklar Platformu (DHP),
  • Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP)
  • Partizan,
  • Haklar Ve Özgürlükler Cephesi (HÖC),
  • Kaldıraç,
  • SODAP,
  • İşçi Mücadelesi,
  • Mücadele Birliği,
  • YÇKM,
  • BEKSAV,
  • Ayışığı Kültür Merkezi,
  • Tohum Kültür Merkezi,
  • Nazım Hikmet Kültür Merkezi,
  • Mezopotamya Kültür Merkezi,
  • DİSK
  • Sine-Sen,
  • KESK İstanbul Şubeler Platformu,
  • Eğitimsen 1,2,3,4,5,6,7,8 No.Lu Şubeler,
  • EMEP İstanbul İl Örgütü,
  • CHP İstanbul İl Örgütü,
  • DSP İstanbul İl Örgütü,
  • ÖDP İstanbul İl Örgütü,
  • DTP İstanbul İl Örgütü,
  • SHP İstanbul İl Örgütü,
  • SDP İstanbul İl Örgütü

20 Ocak 2008

Alevi Haber Ajansı Özel Haber

www.alevihaberajansi.com

Yorum (0) Yorum yaz!

Madımak kaçağı belediyede işe girmiş

 

"KADİR TOPBAŞ GÖREVDEN ALINMALIDIR İMZA KAPMANYASI"

 

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI KADİR TOPBAŞ

DERHAL GÖREVDEN ALINMALIDIR!...

 

 

Madımak kaçağı belediyede işe girmiş

 

4 Mayıs 2007 Toygun ATİLLA / İSTANBUL

 

Sivas'ta, 2 Temmuz 1993’te 37 kişinin öldüğü Madımak Oteli’nin yakılması olayına karıştığı gerekçesi ile 2002’de hakkında arama kararı çıkartılan İhsan Çakmak jandarma istihbarat ekipleri tarafından yakalandı.

 

Tutuklanan Çakmak, Metris Cezaevi’ne konuldu. Çakmak’ın, 3 yıldır İstanbul Belediyesi Ulaşım A.Ş’ye bağlı Güngören Yavuz Sultan Selim Mahallesi metro durağında gişe memuru olarak çalıştığı ortaya çıktı.

 

Sivas Madımak Oteli katliamı zanlılarından İhsan Çakmak’ın 1996’da tutuklandığı ancak daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiği bildirildi. Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından İhsan Çakmak hakkında çıkartılan yakalama emrinde, Madımak Oteli katliamının elebaşı olarak görülen, kapatılan Refah Partisi’nin o dönemdeki belediye meclis üyesi Cafer Erçakmak’a atıfta bulunarak şu ifadelere yer verildi: "3713 sayılı kanuna muhalefet suçundan sanık Cafer Erçakmak ve arkadaşları hakkında mahkememizce açılan kamu davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sırasında verilen ara kararı uyarınca, aşağıda açık kimliği yazılı sanığın (İhsan Çakmak) yakalanarak mutlaka mahkemede hazır bulundurulmasını aksi takdirde duruşmanın bırakıldığı 20.04.2006 gününden önce mahkememize bilgi verilmesi rica olunur"

 

KAYNAK: http://www.hurriyet.com.tr/

Yorum (0) Yorum yaz!

KADİR TOPBAŞ GÖREVDEN ALINMALIDIR İMZA KAPMANYASI

 

 

"KADİR TOPBAŞ GÖREVDEN ALINMALIDIR İMZA KAPMANYASI"

 

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI KADİR TOPBAŞ

DERHAL GÖREVDEN ALINMALIDIR!...

 

Sivas katliam sanığı Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama emri ile aranan İhsan Çakmak İstanbul Büyükşehir Belediyesinde üç yıldır memur olarak çalışırken. 04.05.2007 tarihinde yakalanarak, Bayrampaşa Cezaevine konulmuştur.

 

Katliam sanığını kamu eli ile barındıran ve besleyen Kadir Topbaş’ın derhal görevinden alınıp, yargı önüne çıkartılması talebiyle Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Mamak Şubesi olarak imza kampanyası başlatmış bulunuyoruz. Söz konusu toplanılan imzalar belirleyeceğimiz ileriki bir tarihte İçişleri Bakanlığına sunulacaktır. 21.08.2007

 

Yönetim Kurulu A.

Mustafa Karabudak

Şube Başkanı

 

www.pirsultanabdalmamak.com

 

İMZA METNİNİ WORD FORMATINDA İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Yorum (0) Yorum yaz!

Din Dersleri Zorunlu Olmaktan Çıkma Yolunda

 

Din Dersleri Zorunlu Olmaktan Çıkma Yolunda

 

AİHM zorunlu din dersiyle ilgili kararını açıklayacak. Eğitim-Sen'den Şimşek ve Prof. Oran "kalkmalı veya içeriği değişmeli ve seçmeli olmalı" dedi. MEB çözüm arıyor.

 

Zorunlu din dersinin kaldırılması tartışmalarıyla ilgili bianet'e konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Sekreteri Emir Ali Şimşek, devlet eliyle din dersi verilmesinin yanlış olduğunu, devletin sadece "herkesin din ve vicdan hürriyetini güvence altına almak zorunda olduğunu söyledi.

 

"Türkiye laik bir ülke ve burada zorunlu din dersi olamaz" diyen Prof. Baskın Oran da bu dersin seçmeli olarak sunulması önerisinin ancak üç seçenekle birlikte öğrencilere verildiğinde anlamlı olacağını ekledi:

 

"Öğrenci tamamen bu dersi almama hakkını kullanabilmeli, ikinci seçenek olarak sadece ahlak dersi almayı tercih edebilir ve üçüncü seçenekte de sadece din dersini tercih edebilir. Fakat din dersinin içeriği de dinler tarihi şeklinde düzenlenmeli."

 

Diyanet'ten tepki

 

Zorunlu din dersleri 12 Eylül askeri darbesinin ardından hazırlanan 1982 Anayasası'yla getirildi. Bununla birlikte son yıllarda bu derslerin kaldırılması ya da seçmeli hale getirilmesi için mücadele artıyor. Özellikle Alevi ailelerin mahkemelere ve son olarak da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıdığı sorun, Strasbourg mahkemesinin önümüzdeki günlerde açıklayacağı kararla çözülebilir.

 

Sabah'ın haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), mahkemenin kararı öncesinde anayasa değişikliğiyle din derslerini "zorunlu-seçmeli" hale getirecek bir öneri üzerinde çalışıyor.

 

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu bu öneriye karşı çıkarken 22 Temmuz seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) listesinden Meclise giren Alevi milletvekili Reha Çamuroğlu derslerin tamamen kaldırılması gerektiğini söyledi.

 

(NK/EÜ) bia haber merkezi - istanbul- 17 Ağustos 2007, Cuma-Nayat KARAKÖSE

 

http://bianet.org

Yorum (0) Yorum yaz!

Hacıbektaş, Aleviliğin simgesidir; Simgemizi geri istiyoruz

Hacıbektaş, Aleviliğin simgesidir; Simgemizi geri istiyoruz

 

 

Alevi toplumunun “Serçeşme”sinde 44. Ulusal, 18. Uluslararası Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinlikleri bu yıl, 16-19 Ağustos 2007 tarihlerinde Hacıbektaş’ta yapılıyor. “Ulusalcı”lığını, şoven milliyetçilerle işbirliği yapacak noktaya getiren “paşa” kökenli Belediye başkanının tutumu nedeniyle etkinlikler, bir kez daha, Alevi-Bektaşi toplumunun gerçek temsilcilerinin dışlanmasına sahne oluyor. Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu’nun seçilmesinden sonra Alevilerin en büyük örgütlü gücü olan ABF ve bağlı kurumların, Alevilerin taleplerini Serçeşme’de dile getirmesi konusunda oluşan gelenek, son dört yıldır kesintiye uğratılmıştır.

 

Alevi örgütlülüğü parçalanmak isteniyor; izin vermeyeceğiz!

 

Bütün bunlar, Aleviliğin yaşadığı sorunları ülke gündemine taşıyarak, çözüm için iktidarı zorlamaya başlayan örgütlü Alevi topluluğunu parçalamaktır. Türk-İslam sentezci çizgide asimile edilmesi projelerinin bir yansımasıdır. Oysa yanılıyorlar; yüzyıllardır baskı ve asimilasyona tabi tutulan Alevilerin, her şeye rağmen, kültürlerini ve geleneklerini koruduğu dikkate alınırsa, ulusalcılığını şoven milliyetçilikle işbirliğine dönüştürmüş şahsiyetlerin bu girişiminin de sonuç vermeyeceği açıktır. Buna, yüzyıllardır baskı ve yok etme politikalarına karşın, inanç ve ritüellerini bugüne kadar koruyup getiren Aleviler ve Alevilerin örgütlü gücünü temsil eden örgütlerimiz izin vermeyecektir. Bu nedenle yarından tezi yok; yok edemedikleri Alevileri, bölüp parçalayarak, kontrol altında tutma sevdasından vazgeçip, bir an önce Serçeşme’de Hünkar adına düzenlenen etkinliklerin bütün organizasyonunun Alevi örgüt ve temsilcilerine bırakılması gerekmektedir.

 

Alevilik, “72 millet”e bir nazarla bakan bir kültürel geleneğe sahiptir. Bu geleneğin günümüzdeki anlamı, her kim olursa olsun, inançlarını özgürce yaşayacağı zemininin yaratılmasıdır. Aleviler, hem kendileri hem de kendileri dışındaki inanç sahiplerinin inançlarını hiçbir engelle karşılaşmadan yerine getirecek bir yapısal düzenlemeden yanadırlar. Bu çerçeveden bakıldığında, Aleviler açısından vazgeçilmez bir inanç merkezi olan Hacı Bektaş Dergâhı’nın bir an önce asıl sahibi olan Alevilere devredilmesi gerekmektedir.

 

22 Temmuz seçimleri, Alevi toplumunun demokratik temsiliyeti açısından sorunlu bir tablo ortaya çıkarmıştır. Geçmişte “Alevilik, bir inanç değil ki” diyen Tayyip Erdoğan, Alevileri toplu kıyımdan geçiren milliyetçi MHP, sırf oy kaygısıyla Alevi kökenli aday göstermiş ancak parti programlarında Alevi taleplerine hiçbir şekilde yer vermemiştir. Dolayısıyla, böyle bir anlayıştan demokratik bir çözüm de beklenemez. Kendisini sosyal demokrat olarak nitelendiren CHP’nin de tutumu da, Alevileri tatmin edici noktadan çok uzaktır.

 

Biz Aleviler, zorunlu din dersleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Anayasa’da yer aldığı bir ülkede “Türkiye laiktir, laik kalacak” sloganını gerçekliğe uygun görmüyoruz. Din dersleri ve Diyanet’in Alevileri asimile etme amacıyla oluşturulmuş birer araç olduklarını biliyoruz. İhtiyaç duyulduğunda, şeriatçı tehlikeye karşı payanda olarak kullanılmayı da reddediyoruz. Devletin bir an önce, özgürlükçü ve demokratik bir laiklik anlayışını benimsemesini talep ediyoruz. Böylece, her din ve inanç grubunun hiçbir baskı ve tahakküme uğramadan, serbestçe, kendi inancının gereğini yerine getirecek bir ortamın oluşması gerektiğine inanıyoruz. İnançsızlığı da bir hak olarak görüyor ve saygı duyuyoruz. Şeriatçı tehlikeyi ortadan kaldıracak gerçek güç, devletin bütün inançlar ve inançsızlar karşısında eşit mesafede durmasını sağlayacak olan özgürlükçü ve demokratik laiklik anlayıştır.

 

Demokratik bir anayasa, özgürlükçü bir laiklik istiyoruz!

 

Laiklik, öncelikle ve özellikle 12 Eylül rejiminin topluma giydirdiği deli gömleği olan 82 Anayasası’ndan kurtulmasıyla işlevine kavuşacaktır. Türkiye’de yeni bir sivil anayasaya ihtiyaç vardır. Sivil ve demokratik bir anayasa için, toplumun bugüne kadar etnik ve inançsal kimliklerinden dolayı reddedilen ve asimile edilmek istenen kesimlerinin görüşleri ve taleplerinin dikkate alınması zorunludur. Bu ülkenin demokrasi dinamikleri, demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi bir hukuksal sistem kurabilecek potansiyele sahiptirler. Bu potansiyelin Alevileri yakından ilgilendiren özgürlükçü ve demokratik laikliğin hukuksal anlamda kabulünü sağlayacağına inanıyoruz.

 

Bu çerçevede;

 

* Din ve inanç özgürlüğü önündeki bütün engellerin kaldırılmasını,

* Cemevlerinin Alevilerin ibadet yeri olarak kabul edilmesini,

* Zorunlu din derslerinin Türkiye’nin demokratikleşme sorunlarından biri olduğu kabulünden yola çıkılarak, derhal kaldırılmasını,

* Nüfus cüzdanlarındaki din hanesi ibaresinin tümüyle çıkartılmasını,

* Diyanet İşleri Başkanlığı’nın lağvedilmesini,

* Devletin bütün dinler, inançlar ve inançsızlara karşı eşit uzaklıkta durmasını, bir inancı diğerine üstün kılacak her türlü hukuksal ve fiili duruma son vermesini talep ediyoruz.

 

Yeni bir sol irade gereklidir

 

22 Temmuz seçimlerinden sonra ortaya çıkan siyasi tablo; ülkemizde ekonomik- demokratik sorunların çözümü için sol, sosyal demokrat, sosyalist bir siyasi iradenin oluşturulması gerektiğini göstermiştir. Aleviler, böyle bir siyasi iradenin oluşturulmasında elbette taraftırlar; taraf olacaklardır. Irka ve inanca dayalı partilere karşı yıllarca mücadele veren Aleviler, Alevi partisi kurulması fikrine de sıcak bakmamaktadırlar.

 

Alevi birlikteliği şarttır

 

ABF yönetiminin, bağlı derneklerden kopuk çalışması, kimi zaman ABF’ye bağlı kurumsal yapıların iç işlerine müdahale etmesi ve ayrıca bağlı örgütlerin ortak iş üretmelerini ABF karşıtı çalışma olarak değerlendirmesi kabul edilemez. ABF’nin temel görevlerinden birisi Alevi örgütlerini kucaklaması gerekirken, kendisine yandaş ve karşıt örgütler mantığı ile hareket etmesi birlikteliğin önündeki en büyük engeldir. Olağanüstü kongre öncesinde başlayan ve sonrasında devam eden tartışmalar sonucu federasyonumuzda yaratılan olumsuzluğu giderme görevi öncelikle mevcut yönetime aittir.

 

Saygıyla kamuoyuna duyurulur. 15.08.2007

 

Geleneksel 15 Ağustos Hacı Bektaş toplantısına katılan dernekler adına

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği

 

Yorum (0) Yorum yaz!